Temel Fıkraları Arşiv

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Temel Fıkraları Arşiv

Mesaj  Admin Bir Ptsi Eyl. 13, 2010 4:14 pm

İki yılan

Iki karadenizli yilan, karadeniz ormanlarinda geziyorlarmis. Biri digerine sormus :
- Ula piz zehirlu yilanmiyik da?
- Haçan nerden çikti pu simdu?
- Az önce dilimu isirdimda...



Mahkemede hakim, Temel'e sormus:
- Kiminle evlisin?
- Bizum kariylan!
Hakim sinirlenmis:
- E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
- Duydum tabi, nasil duymadum!..
- Kimmis?
- Bizum kari


Çay

Temel göz doktoruna gider ve rahatsızlığını anlatmaya başlar :
-"Doktor bey, haçan pen ne zaman çay içsem, sağ gözüm ağriyur daa!"
Doktor, biraz da merakla Temel'in sağ gözünü çeşitli aletlerle inceler, bulguları biraz da masasında inceledikten sonra, tedaviyi anlatır :
-"Temel Bey, ciddi bir sorununuz yok, çay içerken, karıştırdıktan sonra çay kaşığını bardaktan çıkarmanız yeterli olacaktır..."


Temel ile Thomas

Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler. Thomas:
-Biz buna İngilizce'de "tree" deriz, demiş.
Temel de yanıt olarak:
-Biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz!



54

Karadenizlinin biri fotoğraf çektirmek istemiş. Ama vesikalıklarda gerçek güzelliğinin fark edilemediğini bildiğinden, fotoğrafçıya gitmiş ve demiş ki:
- Fotoğrafimu çekeceksun daa, yalniz vesikaluk olmayacak!
- Tabi efenim, 6 çarpı 9'a ne dersiniz peki?
- 54 derim de, punin konimuzla ne alakasi var idur?





Deli

Temel nefes nefese yoldan geçen polisi durdurmuş:
"Az önce gördüm, bir deli, akıl hastanesinin parmaklıklarından atlayarak firar etti."
Durumun tehlikeli olabileceğini düşünen polis, "Hemen bana onun eşkalini ver" demiş.
Temel, "Kafası keldi, saçları dağınıktı" deyince, polisin kafası atmış tabii:
"Hem kafası kel, hem saçları dağınık nasıl oluyor öyle?"
"Aşkolsun memur bey" demiş Temel, "Adam deli dedik ya!"




Kapıyı vur

Temel bir köskte çalismaya baslamis. Birgun köskün hanimi Temel'i ikaz etmis :
-Bir daha kapiyi vurmadan içeri girme... Soyunuyor olabilirim!
Temel:
-Merak etmeyun, soyunuk olmayasinuz diye önce delikten pakayrum....


Kestirme

Karadenizli atlet öğünüyordu:
-Ben 100 metreyi tam 8 saniyede kosayurum.
-Ciddi misin, dedi arkadaşı. Bu bir dünya rekorudur. Nasil yapiyorsun bunu?
Bizimki hafifçe kasılarak cevap verir:
-Çestirmeden cideyurum daa...




Trafik kazası

Temel yeni ehliyet almış yolda gidiyormuş. Dümdüz yolda giderken yolun ortasındaki bir direğe çarpmış, araçta sıkışıp kalmış... Herkes başına toplanmış, trafik polisi de gelmiş :
- Beyefendi, nasılsınız, iyi misiniz?
- İyiyim, iyiyim...
- O zaman isminizi söyleyin de durumu karınıza haber verelim...
- Gerek yok, karım benim ismimi bilir..


Temel'in Sırrı

Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sonra onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş.
Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı çıkarmışlar. Şöyle yazıyormuş:
'Sancak sağ, iskele sol.'
Kırılan pot düzeltilir

Temel uzun zamandir görmedigi arkadasi Cemal'le Istanbul'da karsilasinca :
- Usak nasilsun pakayum?
- Iyiyum...
- Çocuklarin nasildur?
- Onlar da iyidur.
- Peki karin nasildur?
Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü degisir...
Temel arkadasinin karisinin geçen yil öldügünü hatirlayip hemen söyle der:
- Yani hala ayni mezarda mi yatiyii?


İnek

Temel köyleri gezip inek satın alır yine köylerde veya şehirde satar geçimini temin edermiş...
Yine böyle bir köyden satın aldığı ineği Dursun’a satmış... Bir süre sonra Dursun ineğin hasta
olduğunu farkedince Temel’e gitmiş ;
“Temel bana sattığın inek hasta, gözleri görmüyor” demiş...
Temel sinirlenmiş,
“Ula Dursun, ot yiyor mu, yiyor; su içiyor mu, içiyor; süt veriyor mu, veriyor.. Ne yapacaksın
görüp görmediğini, gazete mi okutacaksın ineğe?...”



ZAMPARA TEMEL

Temel cok guzel bir kadini gozune kestirmis. Kadinin pesinde ve bir taraftanda nasil ayartirim diye dusunuyor. Klasik tavlama usullerinden biri geliyor aklina ve birden kadina donup :
- Hadi bize cidelum saga pul kolleksiyonumu costereyim.
Kadin sasirir fakat bozuntuya vermez:
- Peki ya begenmezsem
- O zaman ciyinur cidersun daa...



Soyulmuş

Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış.
Fadime,
- Ha pu netur, soyulmuş tavşanı nasıl avlaysun?
- Sevişirken yakaladum, çiyinmeye firsatu olmadu vurdimm oni daaa..... ü



Kano

İngiliz, Fransız ve bizim Temel yamyamların olduğu bir adaya düşerler. Yamyamlar bunları yakalar. Yamyamların şefi sizi yiyeceğiz der. Bunlar yalvarır yakarır falan. Şef "peki o zaman" der. Size bir şans vericem eğer doğru kullanırsanız serbest kalıcaksınız yoksa derinizden kendime kano yapıcam. Benden bir dilekte bulunun eğer yerine getiremezsem serbestsiniz. Söyle bakalım der İngiliz'e ;

"Ne istiyorsun?"

İngiliz, 1995 yılında Formula 1 i kazanan Mıcheal Schumaer in arabasını ve kaskını istemiş.

Şef emir vermiş ve tak diye gelmiş arabayla kask.Hemen İngiliz i yüzmeye başlamışlar.Fransızın gözü korkmuş tabi.

O da Dünya şampiyonu olan Almanya nın finalde oynadığı topu üzerinde milli futbolcuların imzalarıyla beraber istemiş.

Şef in bir işaretiyle top da gelmiş.

Sıra bizim Temel e gelmiş.Temel ben bir çatal istiyorum demiş.Şef; kardeşim zor bişey istesene dediyse de Temel çatal diye ısrar etmiş. Çatalı getirmişler Temel e vermişler. Temel çatalı almış ve başlamış vücuduna batırmaya ;

'Alın size kano alın size kano'.



İki kere iki

Temel in oglu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmis. Temel durumu görünce sormus :
- Ne oldu ?
- Matematik dersinden zayif aldim.
- Niye ?
- Ögretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim.
- E oglum, 2 kere 2 dört eder,hadi bilemedin 5 eder. 6 nerden çikti?



EĞLENECEĞİZ

"Sevgilim ," dedi Temel...
" Bu gece çok eğleneceğiz. Çünkü 3 sinema bileti aldım."
"İyi ama neden 3 bilet?"
"Biri annene , biri babana , bir de erkek kardeşine..."


AKILLANDIM

Düğünden sonra kayınpederi Temel'e:
"Biliyorum şimdiye kadar bir sürü aptallıklar yaptın, umarım artık akıllanmışsındır."
"Söz veriyorum babacığım, bu son aptallığımdır."



NEFES

Temel' e sorarlar:
"Temel sen hangi nefesleri daha çok seversin?
Temel:
"cigaramun ilk nefesiyle kaynanamın son nefsinu severum."


DUYURU

Temel' in bir gün kaynanası kaybolur. Temel hemen gazeteye ilan verir. İlan aynen şöyledir:
Kaynanamu kaypettum. Körenlerin insaniyet namına körmemezlikten kelmeleri riça olunur.

At leşleri
Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler.
Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış, hep ayni mazeret:
- Atla istasyona celeydum. At çatladı, tren kaçtı, geç kaldum.
Derken kırkıncı da tamamlanmış, Temel çıka gelmiş.
- Senin de mi atin çatladı, diye sormuşlar.
- Hayır, demiş. Yoldaki otuz dokuz at leşini gecemedum.


Yeni duymus
Temel tutmus Yahudi'ye tokat atmis.
- Neden vurdun?
- Siz Isa peygamberi carmiha cermissiniz.
- Iki bin yil once olmus bir sey bu.
- Valla pen yeni tuydum.

Müdür
Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş,
- Sigara içebilir miyim?
- Hayır, demiş Temel.
- Ama herkes içiyor.
- Onlar sormatiler ci.

Piyango bileti
Cemal iki tane piyango bileti almış. Temel karşı çıkmış,
- Manyak Cemal, Niye ici tane altun? Puyuk ikramiye pi tane.

Maç
İki Karadeniz takımı: Ordu sporla Sinop maç yapıyorlarmış. O esnada stadın yanından bir tren geçiyormuş. Sinoplular trenin düdüğünü hakemin bitiş düdüğü zannetmişler. Ve sahayı terk etmişler. Kalan 85 dakikada Ordu spor da gol atamayınca maç 0-0 berabere bitmiş.

Mezarlık
Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve olu sayısının artmasından korkuyorlarmış

Deve kuşları
Temel Avustralya'ya deve kuşu avlamaya seyahate çıkıyor. Orada malzemelerin hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir virajı dönünce bakıyor 15, 20 tane devekuşu. Hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor. Devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömüyorlar. yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor. ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
- Ulan nereye gitti bu hayvanlar?

Paraşüt
Lazlar yeni bir paraşüt icat etmişler: Yere çarpınca açılıyormuş....

Niçinmiş?
Karadenizlilere niçin Perşembe günü fıkra anlatılmaz?
Cevap: cuma namazında gülmesinler diye ..

Limon kalmadı
Karadenizlinin birisi bara girmiş 'barmen bey' demiş,'limonsuz tekila'
Barmen:
- Beyefendi limonumuz kalmadı kusura bakmayın. portakalsız versek olur mu?

Resepsiyon
Temel Londra'da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.' ulan' diyor
- Ben aşağıdan içki isterken Laz olduğum anlaşılır mi acaba?
Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor....
- Bana bir fvisku,,,,,yok böyle anlarlar
- Bana bir raki......'yok' diyor 'böyle de anlarlar'
- Bana bir bira....Tamam diyor böyle iyi anlamazlar......Ve
aşağıya iniyor Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor.
-Barmen bana bir bira.
Barmen Temeli biraz süzdükten sonra soruyor:
- Birader sen Laz misin?
Temel:
- Uuuy nasıl anladın diyor;
- Çünkü burası resepsiyon, bar karşıda.

Ormanın güzelliği
Temelle Dursun ormanda uyuyorlar bir ara Temel Dursun'a sesleniyor.
- Dursun ormanın güzelliğine bak.
Dursun:
- Ağaçlardan göremiyorum ki.

Müebbet
Zamanın en büyük Mayfa babası Çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve şöyle derler:
- Temel ne yap et Babanın idam kaparini müebbet'e çevir yoksa bu senin sonun olur derler!!! Temel'in içine korku düşmüştür: Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam" diye düşünür. Dava baslar günlerce devam eder ve nihayet Jüri üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüri geri gelir ve kaparini okur:
- Müebbet hapis derler. Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını şaşırırlar doğru Temel'e gidip:
-Af ferim sana Temel simdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi güzel de bu isi nasıl basardın diye sorarlar. Temel:
- Sormayın bre uşaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete çevirmek kadar aklan karayı seçtim der.

Dört tane
Tursun sormuş Temel'e:
- Ula Temel Sen kaç dua biliyorsun;
Temel:
- Dört adet dua pileyrum demiş.
Tursun:
- Hangilerini pileysun demiş.
Temel:
- Üç ihlas bir Elham'i pileyrum daaa

Hatırla ula hatırla
NATO da komutanlar aralarında konuşuyorlarmış, her ülkenin komutanı kendi askerinin daha dayanıklı ve ser verip sır vermeyeceğini iddia ederler neyse her ülkeden bir asker çağırırlar ve bir sır verirler:
Ne olursa olsun kimseye söylemeyeceksin diye tembih edeler. Sonrada o askerleri sorgulamak için en usta işkencecileri görevlendirirler Alman Askerini çağırırlar başlarlar sorgulamaya Alman askeri 2 saat sonra bülbül gibi öter ve kendisine verilen sırrı söyler. italyan Askeri 3 saat sonra öter. Yunan Askeri 1 gün sonra öter. Bizim Temel i alırlar sorguya 1 gün 2 gün ,3 gün, 1 hafta, Temeli konuşturamazlar. Türk kumandanı tebrik ederler ve Temeli salıverirler. Bizim Temel çıkar çıkmaz hemen koşar ve kafasını duvarlar a vurarak bağırır:
- Hatırla ula neydi hatırla

Tecrübe
Dört kişilik avci gurubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar.
Temel: - Yatın yere, tavsan deliği !
Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir sure sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına.
Temel: Yatın yere, tilki deliği!
Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel: -Yatın yere, ayi ini !
Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar.
Temel: - Uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum. Ama Yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza !
. . .
Ertesi gün gazetelerde manşet:
Dört avcı tren altında can verdi...

Deve
Temel, bir gün Afrika'ya gider. Hazır gitmişken bir de deveye bineyim öyle döneyim der. Neyse deve kiralayan bir yer bulur ve sahibine nasıl sürüldüğünü sorar,
-Oh diyince gider. Ohhhh Ohhh! diyince koştura koştura gitmeye baslar.
Temel sorar:
-Eeee, nasıl duracağım?
-Amin diyince de durur.
Neyse bizim adam biner deveye, - "oh", der, başlar yavaş yavaş gitmeye.
Neyse, bir süre sonra sıkılır ve
"Ohhhh Ohhhh!" der. Bu sefer deve de koşturmaya başlar. Temel çok keyiflidir. Bir yandan koştura koştura giderken bir yandan da çevreyi seyretmektedir. Tam bu sırada bir bakar karsında bir uçurum. Ne yapacağını şaşırır. Heyecandan ne söyleyeceğini unutur. Neyse der bari bir "son dua" okuyayım ve baslar okumaya. Duasını bitirince "Amin" der ve deve zınk diye durur uçurumun kenarında. Bizim adam kurtulmanın verdiği rahatlıkla derin bir nefes alır:
-OHHH BEEE!

Temel ve paraşüt
Temel paraşüt kursuna gidiyormuş. Kursun son günü gelmiş. Temel ve arkadaşları ucaktan atlayıp kursu bitireceklermiş. Hocaları son kez tekrar etmiş;
- Arkadaşlar, atladıktan on saniye sonra paraşütünüzün düğmesine basın. Acılmazsa 20 saniye sonra yedek paraşütün düğmesine basın. Eğer bu da Acılmazsa imdat düğmesini kullanın. Sizi aşağıda pikap bekliyor olacak."
Atlama sırası Temel'e gelmiş. Temel atladıktan 10 saniye sonra paraşütün düğmesine basmış. Fakat paraşütü acılmamış. 20 saniye sonra yedek paraşütü de denediyse de nafile. Son care olarak imdat düğmesine basmış. Bu da acılmamış. Bu arada yere hızla yaklaşmaktadır. Temel yere doğru bir bakar ve şu cümleyi söyler;
-Allah bilir şimdi aşağıda pikap da yoktur.

Fotoğraf
Temel bir is için bir fabrikaya başvurmuş. Fabrika da 12 tane vesikalık fotoğraf istemiş. Temel kara kara düşünmeye başlamış, 'vesikalık fotoğrafı nasıl çektirecem ben simdi' diye. Durumu Idris'e açıklamış. O da demiş ki:
- üzülme Temel, geniş bi arazide bi çukur kazarız, sen sadece vesikalık kısmın gözükecek şekilde çukura girersin, ben de senin resmini dedemden kalma yadigarla çekerim, demiş. Temel kabul etmiş ve yer ve zamanı ayarlamışlar. Buluşma vaktinden önce Temel Buluşma yerine gidip 12 tane kuyu kazmış. Idris gelince şaşırmış:
- Yahu Temel, niye 12 kuyu kazdin ki, demiş, ben zaten 12 tane fotoğraf makinesi getirmiştim. Hiç gerek yoktu kazmana.

Kuş sanduydum
Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarın da bir papağan.
İçinden:
- Allah Allah kuşa bak yav. demiş. Tabii bu arada papağan da Temelin kendisine baktığını görüp:
- Ne bakıyorsun hemşehrim... demiş . Temel biraz şaşkınlık biraz da saflıkla:
- Afedersun hemşerum. Ben seni kuş sandiydum.


Ölüm cezası
Naziler üç İngiliz,Fransız ve Laz'ı esir almışlar ve sonuçta ölüm cezası çarptırmışlar. Ve askerler soruyor:
- Beyler Giyotinle mi ölmek istersiniz? Asılarak mi? Kursuna dizilerek mi? İlk önce Fransız yanıt verdi:
- Benim atalarım hep giyotinle öldüler ben de giyotinle. Onu almışlar kafasını yerleştirmişler giyotine. Giyotini üstten bırakıyorlar. Tam kafasına 2 santim kalınca giyotin duruyor. Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor. çünkü bu durumda Fransız kurtuldu. İngiliz:
- Arkadaşlar. Asılarak ölmek çok kotu benide giyotinle oldurun. İngiliz uyanıklık yapıyor. Almanlar giyotini tamir ediyorlar. Ama olay ayni şekil de cereyan ediyor. Sonuçta İngiliz de kurtuluyor. Sıra bizim Laz'a geliyor. Bizim Temel de uyanık:
- Arkadaşlar asılarak ölmek gerçekten çok kötü. E zaten giyotin de çalışmıyor. En iyisi beni kurşuna dizin

İki maaş
Temel çok zengin ayrıca prestiji de sağlam. Bir gün otelin birinin kral dairesin de ummadık bir şey oluyor. Temel altına kaçırıyor. Temel pantolonu fazla kirlenmediğine seviniyor ama çorap batmış. Şimdi komiyi çağırsa rezil olacak. En iyisi diyor pencereden aşağı atayım. çorabı pencereden salarken elinden kaçıyor ve tavana çarpıp yere düşüyor. Eyvah tavan mahvoldu çaresiz artık komiyi çağırıyor. Komi içeri giriyor. Temel:
- Su tavandakini temizle sana bir maaşın kadar avans vereyim. Komi çok şaşkın şekilde cevap veriyor:
- Sen onu oraya nasıl yaptığını söyle ben sana iki maaşımı vereyim.

Madem Türksün
Temel İngiltere'ye gidecekti. Onun için bir arkadaşından İngilizce hakkında bilgi istemişti. Arkadaşı Türkçe kelimelerin son hecesinin uzatılması şeklinde Temel'e bilgi verdi. Temel uçağa bindi. ön dakika sonra hostesi çağırmak için: Hosteeees. O da ne hostes gelmişti. Temel İngilizce yi sökmeye başladığını düşünüyordu. Havaalanından çıktı:
Taksiiiii Vay be taksi de durmuştu Temel ağır ağır kendini kaptırdı:
Hoteeeeeeel Otele gitti. Odasına çıktı,duş aldıktan sonra bara indi:
Viskiiiii. Daha sonra Londra sokaklarında dolaşmaya başladı. Parkta bir adam gördü:
-Merhabaaaaa,nasilsiniiiiz? Adam:
- İyiyiiiiim,sağoooooool Temel:
Türk musunuuuuz? Adam:
Eveeeeet Temel:Kardeşim Türksün de neden iki saattir İngilizce konuşuaysun o zaman.

1 - Temel ve Kraliçe Elizabeth

Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyul-
maktaymis. Merak edip sormus. "Hemserim bu top atislari neyin nesi?" diye.
Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis.
Aradan yarim saatgeçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine
sormus bir baskasina "Bu top atislari neden?" diye. Ayni cevabi alinca
söylenmis: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadilar, be!"


2 - Temel ve Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye
ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an
mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha
tekrarliyalim...


3 - Parasitçü Temel

Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere
parasütle nasil atlanacagini ögretmis.
- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi
çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi
çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin
yanindan geçerken sorar:
- "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?"


4 - Banka Soygunu

Temel ile Dursun Amerika da yasarlarken paralari bitmis ve bir banka soymayi
kafalarina koymuslar. Gece yarisi olmus, Dursun ve Temel kapilari açip içeride
kasalari aramaya koyulmuslar. Temel bir kasa görmüş, açmislar ve içinden bir
kase muhallebi çikmis. E bu kadar ugrastik bosa gitmesin demisler ve bunu
Temel afiyetle yemis. Daha sonra bir kasa daha görmüsler ve onu da açmislar
bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemis. Tabii ikisi de sasirmis koca
bankada nasil para olmaz diye ve orayi terk etmisler.
Ertesi gün gazetelerde manset : "Dünyanin en büyük Sperm Bankasi soyuldu!..


5 - Pilot Temel

Pilot Temel telsize var gücüyle bagiriyordu :
- "Ula, sag motor bozuldu. Düseyrum, düseyrum. Meydey düseyrum. Kule düseyrum."
Kule hemen cevapladi :
- "Mesaj anlasildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."
Temel gayet ciddi :
-"Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."


6 - Temel Usülü Intihar

Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde
bulmus. "Napiyosun Temel" demis Dursun; Temel de "Intihar ediyorum" demis.
Dursun "Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna
bagliyacaksin" demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum...

- Babanin Sonu

- Babam öldü, demis Temel.
ilyas sormus:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi
apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.Çamasir ipine
vurup fabrikanin bahçesine düstü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp
havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu


8 - Temel, Karisi ve Karisinin Asigi

Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce
karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi
tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan
vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak
üzerine atlar:
- Dur Temel im, kiyma kendine!..
Temel, sinirden titreyerek haykirir:
- Sus kaltak, sira sana da gelecek!..


9 - Temel in Arabasi

Temel Dursun a arabasinin öyküsünü anlatiyordu :
Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli
güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten
sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice
yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen
alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim.
Dursun : iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi.


10 - 2 Katli Otobüs

Bir gün Temel le Dursun 2 katli otobüsle yolculuk ediyomus. Temel
cep telefonunu çikartip alt kattaki Dursun u aramis.
- Orada havalar nasil Dursun kardesim?
- Bizim söför uyumus otobüs kendi kendine gidiyo valla Temel cigim...
- O dabirsey mi Dursun? Bizim katta söför bile yok. Otobüs kendi
kendine gidiyo...

...:::EMEĞE SAYGI:::...
avatar
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 12/09/10
Yaş : 20

Kullanıcı profilini gör http://sremuturks.playogame.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz